top of page

RUH SAĞLIĞINDA TEMEL İLKELER


Hızla gelişen ve değişen dünyamızda, bireylerin giderek karmaşıklaşan yaşam koşullarına etkin ve verimli bir biçimde uyum sağlamaları gerekmektedir. Bu hizmet alanına yönelik olarak süreç içerisinde “psikolojik yardım meslekleri” ortaya çıkmıştır. Yardım mesleklerinin her birinin, bireylerin ve toplumun yararı açısından, ayrı bir önemi vardır. İnsanların sağlıklı bir kişilik geliştirmeleri amacına yönelik olarak hizmet veren ve farklı formasyon ve uzmanlığa sahip olan uzmanlar arasında etkili bir iş birliğinin kurulması halinde, sunulan hizmetlerin daha verimli ve yararlı olacağı açıktır.

Bu yazı, “psikolojik yardım meslekleri” olarak nitelendirilen ruh sağlığı alanında hizmet veren meslek elemanlarının mesleklerini icra ederken dikkat etmeleri gereken temel ilkeleri ve sahip olmaları beklenen becerilere dair özet bilgileri içermektedir.



RUH SAĞLIĞI ALANINDA HİZMET VEREN MESLEK ELEMANLARININ DİKKAT ETMESİ GEREKEN TEMEL İLKELER

1.YETKİNLİK

Ruh sağlığı profesyonelleri uzmanlık alanlarının, yetkilerinin sınırlarını bilirler. Yalnızca eğitim düzeylerine ve formasyonlarına uygun hizmetleri yürütürler. Yeterlik sınırlarını aşan özel bir durumla karşılaştıklarında var olan bilimsel mesleki ve teknik kaynaklara başvurarak yardım talebinde bulunurlar. Kendi kişisel ve profesyonel özellikleri ve becerileri ile geliştirmesi gereken yönlerinin bilincine varmaya çalışır ve kendini geliştirmek için uygun adımları atarlar.

2.DÜRÜSTLÜK

Ruh sağlığı profesyonelleri kişiler arası ilişkilerinde, bilimsel çalışmalarında ve tüm mesleki etkinliklerinde dürüstlüğü, doğruluğu ve gerçekliği ilke edinirler ve bu ilkeyi yaşama geçirirler. Hizmet verdikleri kişileri yanıltmaktan, kandırmaktan, aldatarak zarar vermekten ya da bilerek doğruları gizlemekten kaçınırlar. Verdiği sözleri tutmaya çalışır ve gerçek dışı belirsiz vaatlerde bulunmazlar.


3.DUYARLILIK VE HOŞGÖRÜ

Ruh sağlığı profesyonelleri birey hak ve özgürlüklerine duyarlıdırlar. Her durumda insan haklarına ve onuruna saygı gösterirler. Yaş, kimlik, cinsiyet, cinsel kimlik, cinsel yönelim, etnik köken, din, mezhep, sosyo-ekonomik düzey ve engelli oluşa karşı ayrımcılık yapmazlar. Kendilerine başvuran herkesi kabul edicidirler ve onlara anlayış göstererek hizmet verirler. Hiçbir kültürel yapıyı diğerinden üstün görmezler.


4.SORUMLULUK

4.1.TOPLUMSAL SORUMLULUK

Ruh sağlığı profesyonelleri bireylere hizmet verirken, toplumunun yararlarını gözetirler. Bilgilerini medya yoluyla kamuoyuna duyururlar. Bu etkinlikleri yürütürken bilimsel ve mesleki literatüre uygun bir dil kullanmaları, etik kurallara ve uygulama standartlarıyla tutarlı olmaları, bilgi verilen kesimin profesyonel yardım sürecine müdahale etmesine yol açmayacak davranışlar sergilemeleri gerekmektedir. Ayrıca topluma yönelik açıklamalarıyla haksız çıkar sağlamamalıdırlar.


4.2.MESLEKİ VE BİLİMSEL SORUMLULUK

Ruh sağlığı profesyonelleri etik standartlarına bağlı olmayı, görev ve rollerini iyice kavrayıp bunlara uygun davranma sorumluluğunu taşırlar. Hizmet verdikleri kişilerin iyilikleri ve yararları doğrultusunda ilgili kurumlarla işbirliği yaparlar, gerektiğinde danışanları bu alandaki başka uzmana gönderirler. Danışma süreci ve danışan gizliliğini korumaktan ve gizliliğin sınırlarını, koşulların uygun ya da olası olmadığı durumlar dışında mesleki ilişkinin başında açıklamaktan sorumludurlar.



İYİ BİR DANIŞMA SÜRECİNİN SIRRI: TERAPÖTİK İLİŞKİ

Terapötik ilişki, terapist ile danışan arasında kurulan güvene dayalı ve terapide iyileştirici bir rol oynayan ilişki biçimidir. Bu ilişkinin kurulabilmesi için terapistin sahip olması gereken terapötik beceriler ve sağlanması gereken terapötik koşullar bulunmaktadır.


1.TERAPÖTİK BECERİLER

1.1.YAPILAMA

Terapist tarafından danışana; danışma süreci ve kuralları hakkında bilgi vermek amacıyla ilk oturumda kullanılan bir beceridir. Yapılama gereğinden uzun olmamalıdır. Terapist bu beceriyi iyi kullanabilmelidir.


1.2.YAKINDAN İLGİLENME

Terapistin, danışana bir insan olarak saygı duyduğunu ve sözlerine önem verdiğini hissettirmek amacıyla kullanılan bir beceridir. Bu beceri, terapötik sürecin başından sonuna kadar kullanılması gereken bir beceridir.


1.3.KONUŞMAYA AÇIK DAVET

Danışanın kendisini daha iyi anlatabilmesi amacıyla açık uçlu sorular sorma becerisidir. Açık uçlu sorular; danışanın kaygıları, duyguları, düşünceleri etrafında odaklaşır ve danışanın sorunlarının açığa kavuşmasını sağlar.


1.4.ASGARİ DÜZEYDE TEŞVİK

Terapistin az düzeyde konuşup danışanın konuşmaya sevk edilmesidir. Tek kelimeden oluşan sorular, bazı anahtar kelimelerin tekrarı, basit “hmm, hmm” lar ve baş sallamalar danışana dinlendiği mesajını verir.


1.5.DUYGULARIN YANSITILMASI

Danışanın duygularının terapist tarafından doğru algılanıp algılanmadığını tespit etmek amacıyla terapistin danışana hisleriyle alakalı bildirimde bulunmasıdır.


1.6.İÇERİĞİN YANSITILMASI

Danışanın düşüncelerinin terapist tarafından doğru algılanıp algılanmadığını tespit etmek amacıyla terapistin danışana fikirleriyle alakalı bildirimde bulunmasıdır.


1.7.KİŞİSELLEŞTİRME

Yardım etmede etkili olabilmek için terapist, danışanın söylediklerinin ötesine geçebilmelidir. Gerçek anlamda, danışanın söylediklerine eklemeler yapabilme becerisidir. Örneğin:

“Çok mutlusun çünkü annenle baban artık iyi geçiniyorlar”

“Çok öfkelisi, çünkü anında cevap veremiyorsun”

“Düş kırıklığına uğradın çünkü derslerinde başarısızsın ve başarılı olmak istiyorsun”


1.8.ÖZETLEME

Özetleme kullanılırken danışanın konuştukları, tüm görüşme veya görüşmenin bir kısmı özetlenir. Bu beceri oturumların sonunda veya oturumun başında bir önceki oturumu hatırlatmak için ya da bir konudan diğerine geçerken kullanılır. Özetleme iki şekilde yapılır; ya terapist kendisi yapar ya da danışana yaptırır.


1.9.PAYLAŞTIRMA

Paylaştırma becerisi daha çok gurupla psikolojik danışmada kullanılan bir beceridir. Terapistin, grup üyelerinden birinin daha önceki oturumlardan birinde anlattığı yaşantıları ve duygularıyla, diğer gurup üyelerinin yaşantı ve duyguları arasında benzer yanlara dikkat çekmesidir. Böylece gurup üyeleri kendilerini gurup içerisinde yalnız hissetmezler.


1.10.BAĞLAMA

Terapistin, danışanın daha önceki oturumlarda anlattıkları, yaşadıkları ile o anda anlattıkları ve yaşadıkları arasında paralellik kurmasıdır. Bağlama becerisini iyi kullanabilmek için terapistin gerek gurupla psikolojik danışmada gerekse bireysel psikolojik danışmada sürece dikkat etmesi gerekir. Örneğin, farklı olaylar karşısında danışan tarafından aynı duygu yaşanıyorsa danışanın dikkati bu noktaya çekilmelidir. Bağlama becerisi, danışanın farkındalık kazanmasını sağlar.


1.11.SESSİZLİK

Sessizlik, yerinde kullanıldığında danışanların söylenenleri kafasından geçirmesi, toparlaması, özümsemesi, bazı duygu ve özelliklerin farkında olması için çok yararlı olur. Eğer sessizlik terapist tarafından bozulacaksa ilişkinin şimdi ve buradalığı koşulu kullanılmalıdır. “Şu anda neler hissediyorsun?”, “Bu sessizlik ne anlama geliyor?” gibi sorular sorulabilir. Bu tür sorular danışanın anı yaşaması, duygularının ve yaşadıklarının farkında olabilmesi için danışanı kamçılayan sorulardır.


2. TERAPÖTİK KOŞULLAR

2.1) EMPATİ

Karşımızdakinin duygularının yoğunluğunu ve anlatımı algılama ve anlama ve onu anladığımızı karşımızdakine anlatma yeteneğidir. Empatide iki yön söz konusudur; danışanın söylediklerini anlam bakımından anlamak ve danışanın duygularını anlamak ve bunu ona iletmektir.


2.2.) SAYGI

Terapistin danışanı ayrı bir kişi olarak, düşünce duygu ve eylemlerinde özgür olduğunu kabul etmesi ve iletmesidir.


2.3) SAYDAMLIK

Dürüstlük, içtenlik, doğruluk anlamına gelir. Terapistin, danışma sürecinde saydam olması gerekir. Saydam olabilmesi için de kendini açma ve ilişkinin şimdi ve buradalığı önemlidir.


2.4) SOMUTLUK

Terapistin, danışanı genel konuşturma yerine, belirgin, kendine özgü, duygu değer, düşünce ve sorunları anlatması için güdülemesi ve cesaretlendirmesidir. 2.5) İLİŞKİNİN ŞİMDİ VE BURADALIĞI


Terapötik ilişki içinde danışanla terapistin o andaki etkileşimine ilişkin şimdi ve buradalığı denir.


2.6) KENDİNİ AÇMA

Danışanın kendini yalnız hissetmemesi, iç görü kazanması amacıyla, terapistin kendi yaşantı ve duygusuyla ilgili paylaşımda bulunmasına kendini açma denir.


2.7) YÜZLEŞTİRME

Terapistin danışana saygısını kaybetmeden empati kurarak, zamanlamayı iyi yaparak, kesin olmadan danışanın ideal benliğiyle gerçek benliği, sözleriyle davranışları arasındaki tutarsızlık ve çelişkileri ortaya koyma sürecine yüzleştirme denir.


KAYNAKÇA

  • Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği “Psikolojik Danışma ve Rehberlik Alanında Çalışanlar İçin Etik Kurallar” 8. Baskı

  • Türk Psikologlar Derneği Etik Yönetmeliği

  • https://terapistim.tr.gg/TERAP-Oe-T%26%23304%3BK-%26%23304%3BLET%26%23304%3B%26%23350%3B%26%23304%3BM.htm



36 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page